Yerli dizilerin en unutulmaz ilk öpücük sahneleri

‘Yerli diziler gereksiz derecede uzun’, ‘Manasız bakışmalarla dolu’, ‘Zaten konular da birbirinin aynı’, bunların hepsi kabulümüz. Fakat yine de gözden kaçırılması gereken pek çok güzel detayla dolu oldukları da bir gerçek. Bu detaylardan bizim en hoşumuza gideni ise öpüşme sahneleri. Son yıllarda yayınlanan yerli dizilerinin en unutulmaz öpüşme sahnelerini derledik.

Vatanım Sensin

Onlarınki âdeta bir Romeo & Juliet hikâyesi. Üstelik bu hikâyede düşman olanlar yalnızca aileleri değil, ülkeleri de. Vatanım Sensin dizisinin öne çıkan karakterlerinden Hilal ve Leon son birkaç bölümdür ince bir ipte yürüyor gibiydiler. İkili arasında çakmaya hazır bir kıvılcım var diye beklerken nihayet o kıvılcım tutuştu. Geçen bölümde Hilal’in Halit İkbal olduğunu öğrenen Leon, arzularına karşı olan savaşta mağlup oldu ve Hilal’i tutuklamak yerine öpmeyi tercih etti. Dileriz aşkları her daim galip gelmeye eder.

 

Güneşi Beklerken

Her ne kadar bir yaz dizisi olarak başlasa da kış sezonunda da bir müddet ekranlarda fırtına gibi esmişti Güneşi Beklerken. Kerem ile Zeynep’in yakınlaşmaları ile birlikte öpüşecekleri anın geleceğini biliyorduk ama bu kadar erken olmasını da beklemiyorduk doğrusu. Kerem’in evinin önünde kavga etmelerinden sonra havuza düşen (tabii ki) genç aşıkların düştükleri havuzdan öpüşerek çıkması herkesi şaşırtmıştı. Hadi itiraf edelim, suyun içinden öpüşerek çıkmaları bir hayli romantik oldu.

Kiralık Aşk

Kiralık Aşk son yıllara damgasını vuran en iyi romantik komedilerden. Dizinin ilk bölümünde Ömer İplikçi’nin istemediği bir kadından uzaklaşmak için restoranda garson olarak çalışan Defne’yi öpmesi tüm izleyicileri ekran karşısında şoke etmişti. (Dur bir saniye, bu biraz kaba bir hareket değil mi aslında?) Yine de Defne ve Ömer o kadar iyi bir ikili oldular ki Kiralık Aşk izleyicileri kendilerini bir anda Defne ve Ömer aşkının ortasında buldu. Sonraki öpüşme sahneleri aynı heyacanı yaşattı mı bilemeyiz ama bu sahneyle diziye iyi bir başlangıç yaptıkları kesin.

Ezel

Kitaplardan yapılan alıntılarıyla, Tuncel Kurtiz’in eşsiz oyunculuğuyla, sıradışı kurgusuyla hayatımızın tam orta yerine bir anda Ezel furyası gelip oturmuştu. Ezel’in düşmanlarından intikam almak için verdiği mücadeleyi tek solukta izlemiştik. Her ne kadar bir intikam hikayesi olarak başlasa da, dizi boyunca pek çok farklı aşk hikayesine de tanıklık yaptık. Bunlardan belki de en göze çarpanı Ezel’in hapse girmesini sağlayan aşkıydı. Yıllar sonra İstiklal Caddesi’nde kalabalıklar içinde Ezel ve Eyşan’in öpüşmesi hepimizin içinin yağlarını eritmişti nedense. (Halbuki Eyşan Ezel’e kötülük yapmamış mıydı, Eyşan Ezel’i hak ediyor muydu?) Ama kabul edelim, sahne iyiydi.

Aşk-ı Memnu

Tartışmasız en olaylı öpücük onlarınkiydi. Yengesiyle öpüşen Behlül, kocasının oğlu yerine koyduğu yeğeniyle öpüşen Bihter. Onlarınki aşk-ı memnuydu. Hepimiz çok konuştuk, çok kınadık belki ama yine de izlemekten kendimizi alıkoyamadık. Sezon finalindeki o olaylı sahneyi bir kenara koyalım, Bihter ve Behlül’ün ilk kez öpüştükleri o sahne de yeterince etkileyiciydi. Zaten her şey o öpücükten sonra başlamadı mı?

Hayat Şarkısı

8 yaşından beri Kerim’in peşinde koşan Hülya yıllardır bu anı bekliyordu. Tabii Hayat Şarkısı izleyicileri olarak biz de. Kerim ve Hülya’nın ilk öpüşmesi Hülya’yı hiç mutlu etmedi. Kerim’in eve sarhoş geldiği bir gecenin sonunda Hülya’yı bir anda öpmesi izleyenlerin de kafasını karşıtırdı elbet. ‘Ee, noldu şimdi Kerim Hülya’dan hoşlanıyor mu yani?’ gibi düşüncelerle boğuşmaya başlarken neyse ki ikinci ve üçüncü öpücükler de geldi de içimize biraz su serpildi.

Fatmagül’ün Suçu Ne?

İlk bölümünün o malum sahnesiyle hepimizin yüreğine fil oturmuş etkisi yaratarak sezona iddialı bir giriş yapan Fatmagül’ün Suçu Ne dizisi aynı iddiasını sonra da devam ettirdi. Başroldeki isimlerin, özellikle Beren Saat’in, göz dolduran oyunculukları içimize işlemişti. Kerim’in kötü adamlardan olmadığını anladığımız ve iyice kanıksadığımız andan itibaren Fatmagül ve Kerim aşkına destek verip öpüşecekler mi diye beklemeye başlamıştık. Derken uzun bir bekleyişten sonra ilk öpücük geldi ve yerini unutulmazlar arasında aldı.

Güneşin Kızları

Yaz dizisi olarak başlayıp kış sezonunda da devam eden yapımlardan biri daha. Güneşin Kızları hayatımıza Hande Erçel’i kazandıran, Tolga Sarıtaş’ın hayatımızdaki yerini daha da sağlamlaştıran bir yapım oldu. Anne babaları evlenen, birbirinden farklı hayat süren iki genç Selin ve Ali’nin ilişkisi tüm izleyenlere duygusal anlar yaşatmıştı. Ali’nin kendine bile itiraf edemediği duyguları ve Selin’in kafa karışıklığı bu öpücükle taçlandı. Pek de güzel oldu.

Medcezir

Medcezir pek çok açıdan en iyiler arasına giren bir yapım oldu. The O.C’nin uyarlaması olan dizi Serenay Sarıkaya ve Çağatay Ulusoy’un kendilerini parlatmasına neden olup dizi sektöründe çıtayı bir hayli yukarı taşımıştı. Fakat tam da “Altınkoy’un güzel ‘kuyrukluyıldızı’ Mira ile Tozludere’nin asi Yaman’ı artık öpüşsünler” derken fena bir klişe ile bu dileğimiz gerçekleşti. (Lunaparka gidip bozulan dönme dolapta öpüşmek mi kaldı yahu?) Neyse yine de sahnenin büyüsünü yeterince verdikleri için unutulmazlar arasına girdiler bile.

Muhteşem Yüzyıl

Türk dizileri arasında Muhteşem Yüzyıl’ın yeri bir başka. Gerek oyuncu seçimi, gerek dekoru, gerekse görsel efektleriyle pek çok yapımdan kendini kolayca sıyırabildi Muhteşem Yüzyıl. Fakat ilk öpüşme konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğiz malesef. Hürrem ve Süleyman’ın halvetteki yakınlaşmaları ve öpüşmeleri sıradan da olsa, o dönem ‘Bir padişah böyle yapar mı, böyle öpüşür mü, bu dizi tarihi yansıtmıyor’ konuşmalarına maruz kaldığı için unutulmaz bir öpücük olarak akıllara kazındığını söyleyebiliriz. Sahi ya, bir padişah nasıl öpüşürdü ki?

Tatlı İntikam

Yaz dizisi olarak başlayıp kış sezonuna devam eden bir başka romantik komedi de Tatlı İntikam. Şimdilerde başladığı hikayeden çok uzaklaşmış olsa da aynı heyecanı ile devam eden dizinin ilk öpücük sahnesi bir hayli ilginç olmuştu. Tavuk yakalamaya çalışırken öpüşmek ne kadar romantik bilemeyiz ama unutulmaz olduğu bir gerçek.

Adını Feriha Koydum

Feriha, Etiler’de bir apartmanın en alt katında apartman görevlisi olan ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Burslu olarak kazandığı özel üniversiteye giderken zengin ve meşhur Emir Sarrafoğlu ile tanışır. Emir, Feriha’yla yakınlaşmak isterken, Feriha ondan kaçar zira ‘kapıcı kızı’ olduğunu gizlemektedir. İşte tam bu esnada Emir dayanamaz ve Feriha’yı öper. Zengin çocuk fakir kız aşkı başlamıştır.

Facebook yorumları

yorum

Beste Sezen Ateşpare

Okur, yazar, gezer