Orhan Veli’nin gizemli aşkına yazdığı hasret ve keder kokan 14 mektup

Hiçbirine bağlanmadım

Ona bağlandığım kadar.

Sade kadın değil, insan.

Ne kibarlık budalası,

Ne malde mülkte gözü var.

Hür olsak der,

Eşit olsak der.

İnsanları sevmesini bilir

Yaşamayı sevdiği kadar.

Orhan Veli’nin ölümünden sonra diş fırçasına sarılı bir şekilde bulunan Aşk Resmigeçiti isimli tamamlanmamış bu şiirinde bahsettiği kadının kim olduğu bilinmez. Lakin hakkında yapılmış gerçekçi tahminler vardır. Örneğin Cemal Süreya kaleme aldığı bir yazısında bu satırlardaki bahsi geçen kişi için ‘Nahit Hanım’ı çağrıştırıyor’ der.

Sanat ve edebiyat çevrelerinde Nahit Hanım diye bilinen kişi, Orhan Veli’nin 36 yıllık ömrünün en büyük aşkı Nahit Gelenbevi’dir. Hayatını öğretmenlikle geçirmiş, evini bir sanat evine dönüştürmüş, Atatürk’le üç defa dans etmiş bir hanımefendidir kendisi. Fakat Nahit Hanım o zamanlar evli olduğundan, yarım kalmıştır bu aşk. Uzun bir müddet mektuplaşmış, özlemlerini mektupla dindirmeye çalışmışlardır. Orhan Veli’nin 1947-1950 yılları arasında yazdığı mektupların hepsinde derin bir tutku ve bir o kadar da keder hissedilir bu yüzden. Her mektubunun sonunda özlemle, hasretle gözlerinden öperek bitiren Orhan Veli, Nahit Hanım’a eski Türkçe ile yazdığı şiirlerini de göndermiştir.

Şairin günlük yaşamına ve edebi hayatına dair pek çok ayrıntı barındıran bu mektuplardan aşk ve hasret dolu bazı satırları derledik.

Nahit Gelenbevi

Yoksa beni üzüntü içinde, merak içinde görmekten mi hoşlanıyorsun?

Mektuplarında tuhaf bir hava var; yadırgıyorum. İstemeye istemeye yazıyormuşsun, zorla yazıyormuşsun gibime geliyor.

Senden bahsedebileceğim insanları görmekten hoşlanışım, seninle beraber olamadığım, seninle konuşamadığım içindir. İstanbul’da tek zevkim senden mektup almak. Bunu da bana çok görme.

Kendisiyle senden konuşabileceğim kimi görsem seviniyorum.

Nahit, ölüyorum. Senden ayrı yaşamak beni mahvediyor. Ne olursun üzme artık beni.

Bu dünyada bana en yakın insan sensin. Seninle aramda daha namütenahi sır vardır. Bunları ne kimse bilir, ne de tahmin eder.

Senden hiçbir şey feda edemem. Zaten senden bir şey feda etmem demek kendimden feda etmem demektir. Çünkü ben senden ibaretim.

Benim nazarımda en çok şimdi güzelsin.

Her şeye rağmen, bütün yokluğuna rağmen hayatımdaki tek kadın sensin. Yine her zaman tekrar ettiğim gibi, başka birinin mevcut olmasını istemiyorum.

Resimlerde, sözlerde, hatıralarda, kokularda, renklerde, her şeyde seni arıyorum. Yattığım vakitler yalnız seni düşünüyorum.

Orhan Veli Kanık’ın Nahit Hanım’a yazdığı mektuplar ‘Yalnız Seni Arıyorum’ adıyla kitaplaştırıldı

Benim seni ne kadar özlediğimi tasavvur edemezsin. Aklımda fikrimde hep sensin. Fakat bu kör olası acz. Sensiz yaşamak bana cidden çok zor geliyor.

Daha evvel başka bir mektubumda yazmıştım. “Koltuklarının ter kokusunu duymak istiyorum” diye.

Her vakit söylediğim gibi aşk bahsinde senden başka hiç kimseyi düşünemiyorum.

Mektuplarını yırtamam. Hatta yanımda seni bana daha yakından duyuracak vesikalar olmasını isterdim.

RelatedPost

Facebook yorumları

yorum

Beste Sezen Ateşpare

Okur, yazar, gezer