‘Orgazm taklidi yapmak, sahte öpüşmekten daha kolaydır’

Casablanca

Rick, Ilsa için bir kadeh şampanya doldurmaktadır. Piyanist Sam arka planda yavaş yavaş o şarkıyı çalar: A Kiss is just a kiss (Bir öpücük sadece bir öpücüktür.) Rick kadehini kaldırır belki de filme damgasını vuran ünlü sözünü söyler: “Kadehimi sana bakabilmenin şerefine kaldırıyorum, çocuk”. Rick ve Ilsa öpüşürler. O esnada, bizim kulaklarımızda piyanist Sam’in çaldığı “As Time Goes By” şarkısı vardır ve “A kiss is just a kiss” diye devam eder şarkı. Peki ama bir öpücük sahiden de bir öpücük müdür?

Öpüşmenin Tarihi: Popüler Kültürün Doğuşu isimli kitabında bu işte bu soruya yanıt arıyor Marcel Danesi. Toronto Üniversitesi’nde verdiği Dilbilimsel Antropoloji derslerinden birinde, romantik filmler konusu tartışılırken bir öğrencisinin “Hiç de hijyenik olmayan bir eylemi neden güzel ve romantik olarak tecrübe ediyoruz?” sorusunu o zaman yanıtlayamamış. Hakkında biraz araştırma yaptıktan sonra, öğrencisine cevap olarak bu kitabı hazırlamış. Danesi’nin kaleme aldığı ve öpücüğün hikâyesini anlattığı bu kitapta, öpüşmenin popüler kökenlerine, sembol, mitlerdeki öpüşmelere, imgelerde yada filmlerdeki öpüşmelere kadar derin bir araştırma ve değerlendirme mevcut.

İsyan ve başkaldırı
Marcel Danesi’ye göre öpüşme eylemini cinsel aşkla birlikte yorumladığımız, cinsellikle beraber algıladığımız zamana bakıp kaynağını o şekilde bulmak gerekiyor. Bunu takip etmenin en kolay yolu ise Danesi’ye göre, romantik öpüşmenin şiir ve düzyazı metinlerinde bir tema haline geldiği dönem aralığını bulmak, ki bu da Ortaçağ’a denk geliyor.

Öpüşme, Ortaçağ’dan beri, bir eş ve anne olarak erkeklere itaat etmesi beklenen kadınlar için öpüşme özgürleştirici bir eylem olarak ele alınabilir. Danesi’ye göre kadının birlikte olacağı erkeği kendi seçmesi, evlilliklerin aile tarafından değil, sevgililer tarafından ayarlanması anlamına gelir. Kimi bunu bir isyan, bir başkaldırı gibi de yorumlayabilir kimi de tutku, şehvet aşkın birleşmi, olmazsa olmazı olarak da görebilir. Kutsal bir birleşmenin ilk adımı, aşkın en birleştirici sembolü de denilebilir buna. Baştan çıkarıcı, romantik bir oyun da… Peki ya bir öpücük aynı zamanda ihanetin de işaretiyse? Tam bu noktada, İsa’yı ele veren Yahuda’nın öpücüğünü de unutmamak gerekir.

Marcel Danesi, kitap boyunca öpüşmenin karşımıza nasıl çıktığını farklı açılardan ele alıyor. Sinema tarihinin unutulmaz öpüşme sahneleriyle beraber, en etkileyici aşk şarkılarındaki öpücükleri de seçip koyuyor okurunun karşısına. Zaman içinde nerede, kime neler hissettirmiş, kaç farklı şekle girmiş bu öpücükler, bunları ele alıyor. René Magritte’in The Kiss tablosu gibi ya da Auguste Rodin’in aynı isimli heykeli gibi sanat tarihi boyunca iz bırakmış, öpücük konulu eserleri de inceliyor kitabında yazar. Bu görsellerle beraber renkli ve eğlenceli bir araştırma sunuyor.

İlk baştaki sorumuza geri dönecek olursak, bir öpüşme yalnızca bir öpüşme midir? Öpüşmek bir an yeryüzündeki her şeyi, zamanı durdurup sonra da yeniden başlatabilecek güce sahiptir. Yaraları tedavi edebildiği gibi, yeni yaralar da açabilir. Bir sadakat yemini de olur, ihanetin işareti de. Kalbimizdeki aşkı ifade etmek için kulaklarımızı birbirine değdirmeyip, dizlerimizi okşamıyorsak, onun yerine birbirlerimizin ruhlarını içimize çekercesine dudaklarımızı değdiriyorsak, bir öpücük çok daha fazlası olabilir.

En nihayetinde Jimmy Rodgers’ın o ünlü şarkısında dediği gibi öpücükler şaraptan bile tatlıdır. Öpüşmek mükemmel bir yalan makinesidir diyen yazar, bugün bir öpüşmenin asla sahte olamayacağını da belirtiyor: “Orgazm taklidi yapmak, sahte öpüşmekten daha kolaydır.”

ÖPÜŞMENİN TARİHİ
Popüler Kültürün Doğuşu
Marcel Danesi
Çeviren: Özlem Karadağ
2015, 170 sayfa, 15 TL.

*(17.04.2015 tarihinde radikalkitap.com.tr’de yayımlanmıştır)

RelatedPost

Facebook yorumları

yorum

Beste Sezen Ateşpare

Okur, yazar, gezer