Bir kız çocuğunun haykırışı: Kimseye etmem şikayet

kimseye-etmem-sikayet-asirlik-haykirisin-buruk-hikayesi

Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime… titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime…

Hemen hemen her fasılda, dost meclisinde, içki sofrasında gecenin bir noktasından sonra çalınan, mırıldanılan bir şarkıdır bu. Şarkının hüzünlü sözleri dinleyenlerin içini acıtır. Kaybedilen, ayrı düşülen sevgilinin ardından içli bir yakarış gibi gelir kulaklara bu sözler.

Fakat aslında bu şarkının daha derin, daha acı bir öyküsü vardır. 1800’lü yılların başında 13 yaşındayken iftiraya uğrayan bir kız çocuğunun yakarışı vardır bu sözlerde. Serkis Efendi’nin bestelediği ve Müzeyyen Senar’ın sesinden duymaya alıştığımız şarkının pek bilinmeyen hikâyesinin bir kısmını paylaşıyoruz. Yazıyla beraber şarkıyı dinlemek isteyenleriyse sayfanın aşağısına bekliyoruz.

***

Köse Mehmed Raif Paşa’nın kızı olarak 1877 senesinde dünyaya gelen İhsan Raif, varlıklı bir aileden gelmesinin avantajı ve valilik gibi üst kademe görevler üstlenmiş babasının özeni ile iyi bir eğitim görür. Edebiyat ile hep içli dışlı olur. 13 yaşındayken kız kardeşi ile bulundukları konağa bir adam dalar ve hayatı kararır.

Nişantaşı’ndaki konaktan İzmir’e

İhsan Raif’e göz koyan Mehmet Ali isimli adam, daldığı konaktan genç kızı kaçırmaya kalkar. Başarılı olamasa da, İhsan Raif hakkında dedikodular çıkar ve babası kızının Mehmet Ali ile evlenmesine karar verir.

İzmir’e gelin olarak gönderilmeye hazırlanan İhsan Raif, Nişantaşı’nda bulunan konaklarını terk etmeden önce üzüntüsünü, korkusunu ve umutsuzluğunu kağıda döker ve Türk Sanat Müziği’nin en önemli klasiklerinden biri olacak Kimseye Etmem Şikayet’in sözlerini yazar. Daha sonra şiirini bestelediği de rivayet edilse de, ağırlıklı görüş bestenin Serkis Efendi tarafından yapıldığıdır.

İhsan Raif Hanım’ın kısa ve fırtınalı yaşamı

Evliliği, ailesi başka kadınlarla birlikte olan kocasından ayrılmasına razı gelene kadar, yani yaklaşık 14 yıl devam eder. Bu sürede 3 çocuğu olmuştur. İkinci evliliği 1 gün sürer. Üçüncü evliliği ise bir aşk evliliği olur. Yazar Şahabettin Süleyman ile evlenir. Eşi ölene kadar mutlu bir birliktelikleri olur. Bunun yanında İhsan Raif, edebiyat dünyasından bir çevre edinir ve şiirleri ile kendisini bu zümreye kabul ettirir. Dördüncü ve son evliliğini ise Şahabettin Beyin ölümünün ardından bir Fransız ile yapar. İhsan Raif Hanım’ın kısa ve fırtınalı yaşamı 1926’da son bulur. Öldüğünde 49 yaşındadır.

Hikâyenin tamamı için tıklayın…

Facebook yorumları

yorum